Bir konuya ilişkin bilgi edinmek ya da soru yoluyla değişik düşünceleri anlatmak isteyen cümlelere denir. Cümlelere soru anlamı "mı" soru edatıyla ya da soru sıfatı, soru zamiri, soru zarfı gibi değişik türde sözcüklerle sağlanabilir. Soru cümleleri olumlu ya da olumsuz olabilir.
"Dünkü sınavda kimler yoktu?" (soru zamiri)
"Divan şiirinde somut konular da var mıdır?" (soru edatı)
"Yunan mitolojisine niçin çalışmadınız?"(soru zarfı)
"Bu antlaşmanın sonuçları nelerdir?"(soru zamiri)
"Oraya siz mi gideceksiniz?"(soru edatı)
Soru cümleleri bir konuyu öğrenmek için kullanılabildiği gibi "yalanlama, abartma, yakınma, beğenme, rica" anlamları da taşıyabilir. Böyle bilgi edinme amacı dışında kullanılan soru cümlelerine 'sözde soru cümlesi' denir ve sözde soru cümleleri cevap gerektirmez.
"Sait Faik'i okumaz olur muyum?" (yalanlama)
"Bu maçı kazanmamız zor demedim mi?" (onaylatma)
"İnsan en yakınına böyle mi yapar?" (kınama)
"Bir çay daha alabilir miyim?" (rica etme)
"Hani beni dün arayacaktın?" (sitem)
"Senin gibisini nereden bulalım?" (övgü)
Soru cümlelerinde, gerçek ya da sözde, cümlenin sonuna soru işareti getirilir. Ancak soru cümlesinde, ünlem anlamı ağırlık kazanmışsa, ünlem işareti de konabilir.
'Cambaz, birdenbire ipten düşüvermez mi!' .. gibi.
Konu anlatımları, örnekleri ve sorularıyla tüm dilbilgisi ve edebiyat tarihi.. Çok yakında burada...
soru zarfı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
soru zarfı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
24 Ocak 2016 Pazar
Soru Cümlesi
Etiketler:
anlamına göre cümleler,
Cümle Bilgisi,
dilbilgisi,
soru cümlesi,
soru edatı,
soru eki,
soru işareti,
soru sıfatı,
soru zamiri,
soru zarfı,
türkçe
Yer:
İstanbul, Türkiye
14 Ocak 2016 Perşembe
Zarf
Zarflar; fiillerin, fiilimsilerin, sıfatların ve kendi türünden sözcükleri halini ve durumu anlatır, gittikleri yöneldikleri yeri-yönü işaret eder, onların yaptığı şeylerin zamanını söyler, onları miktar bakımından belirtir ve bütün bunları soru şeklinde onlara sorabilir. Nasıl ki sıfatlar isimler ile bir uyum halindeyse zarflar da fiil soylu sözcükler ile çalışmayı severler. Zarfları beş başlık altınca inceleyebiliriz:
Durum Zarfları: Fiillere ve fiilimsilere sorulan "nasıl, neden, niye, niçin" sorularının cevabını veren sözcüklerdir. Yapılan hareketin, yani fiilin, yapılış şeklini, tarzını, vaziyetini belirtirler ve bunun yanında bazen de kesinlik, olasılık, yineleme ve sebep anlamlarını da katarlar.
"Resmi doğru çizin." ( nasıl? doğru)
"Mutlaka gelecek." ( kesinlik anlamlı zarf)
"Sürekli konuşuyor." (yineleme anlamlı zarf)
"Belki yarın gelir." (olasılık anlamlı zarf)
"İlgisizlikten kaçtı." (niçin? ilgisizlikten)
"Korktuğundan gelmedi." (neden? korktuğundan)
Zaman Zarfları: Yapılan eylemin, hareketin zamanını gösteren sözcüklerdir. Fiillere ve fiilimsilere sorulan "ne zaman" sorusununu cevabını verirler.
"Dün koşup oynayan çocuk, bugün hastalandı." (dün --> zaman zarfı / koşup --> fiilimsi / bugün --> zaman zarfı / hastalandı --> fiil)
"Beni yarın mutlaka aramalısın." (yarın --> zaman zarfı / mutlaka --> kesinlik bildiren durum zarfı / aramalısın --> fiil)
Yer-Yön Zarfları: Fiillerin ve fiilimsilerin yöneldikleri yeri-yönü gösteren sözcüklerdir ve fiilimsilere sorulan "nereye" sorusunun cevabını verirler. Ek almadan kullanılan yer yön zarfları sınırlı sayıdadır. "İçeri, dışarı, aşağı, yukarı, ileri, geri, öte, beri" en sık kullanılan yer yön zarflarıdır ancak dikkat edilmesi gereken şudur ki, bu sözcükler çekim eki almadıkları sürece zarftırlar. Çekim eki alırlarsa isim olurlar.
"İçeri girdi. / Dışarı çık. / Aşağı ineceğim. / Yukarı at."
Miktar Zarfları: Fiilin, fiilimsinin, sıfatın, adlaşmış sıfatın ya da başka bir zarfın anlamını miktar, ölçü bakımından belirten, bu sözcüklere sorulan "ne kadar" sorusunun cevabını veren zarflardır. Etkiledikleri sözcüğü sayı, eşitlik, karşılaştırma, üstünlük, aşırılık, derece gibi anlamlarda da belirtirler. "Az, azıcık, çok, daha çok, çokça, kadar, bu kadar, biraz, oldukça, pek, pek çok, en, en çok, fazla, epeyce, denli".. gibi sözcükler en sık kullanılan miktar zarflarıdır.
"Az konuş. / Çok uyudu. / Biraz bekle."
Not: Miktar zarfları olarak bilinen sözcükler, cümle içinde kazandıkları anlama göre zaman zarfı da belirtebilirler.
"Daha yağmur başlamadı." ( Henüz başlamadı --> zaman zarfı) / "Daha çok şey öğrenmesi lazım." ( Ne kadar çok --> daha çok - miktar zarfı)
Soru Zarfı: Fiilin ya da fiilimsinin nasıllığını, zamanını, sebebini, miktarını soru yoluyla belirten zarflardır. Fiile ya da fiilimsiye sorduğumuz "nasıl, niçin, neden, niye, ne kadar, ne zaman..." gibi soruların cevapları zarf ise veya cevap olarak verilen cümle "çünkü" ile başlıyorsa eğer, sorduğumuz soru bir soru zarfıdır.
"Açık oturum ne zaman başlayacak?" (iki saat sonra başlayacak --> cevap zaman zarfı)
"Niçin hemen uyumuyorsun?" (Çünkü ...)
"Kimse neden burada olanları anlatmıyor?" (Çünkü..)
"Niye her gün yanımda değilsin?" (Çünkü...)
"Beni ne kadar özledin?" (çok özledim --> miktar zarfı)
Not: Zarflar ile sıfatlar birbirlerine çok benzeyen sözcük türleridir. Temelde aynı sorulara cevap verirler ve niteleme ya da belirtme yaparken aynı sözcükleri kullanırlar. Dikkat edilmesi gereken şudur: sıfatlar isimlere, zarflar fiillere aşıktır. Yani, eğer nitelenen ya da belirtilen sözcük isim ise, niteleyen ya da belirten sıfattır. Ancak eğer nitelenen ya da belirtilen fiil ya da fiilimsi ya da bazı durumlarda sıfat ise (ki niteleyene ya da belirtene soru sorduğumuzda, sıfat nitelenmiş bile olsa, cevapta mutlaka bir fiil ya da fiilimsi vardır) niteleyen ya da belirten sözcüğümüz zarftır.
Kafa karışıklığını önlemek için kestirme yolumuz şudur: cümleye soru sorun. "Güzel kız arabayı çok güzel kullanıyordu." (nasıl kız? güzel kız --> niteleme sıfatı / nasıl kullanıyordu? çok güzel kullanıyordu --> miktar zarfı + durum zarfı)
Durum Zarfları: Fiillere ve fiilimsilere sorulan "nasıl, neden, niye, niçin" sorularının cevabını veren sözcüklerdir. Yapılan hareketin, yani fiilin, yapılış şeklini, tarzını, vaziyetini belirtirler ve bunun yanında bazen de kesinlik, olasılık, yineleme ve sebep anlamlarını da katarlar.
"Resmi doğru çizin." ( nasıl? doğru)
"Mutlaka gelecek." ( kesinlik anlamlı zarf)
"Sürekli konuşuyor." (yineleme anlamlı zarf)
"Belki yarın gelir." (olasılık anlamlı zarf)
"İlgisizlikten kaçtı." (niçin? ilgisizlikten)
"Korktuğundan gelmedi." (neden? korktuğundan)
Zaman Zarfları: Yapılan eylemin, hareketin zamanını gösteren sözcüklerdir. Fiillere ve fiilimsilere sorulan "ne zaman" sorusununu cevabını verirler.
"Dün koşup oynayan çocuk, bugün hastalandı." (dün --> zaman zarfı / koşup --> fiilimsi / bugün --> zaman zarfı / hastalandı --> fiil)
"Beni yarın mutlaka aramalısın." (yarın --> zaman zarfı / mutlaka --> kesinlik bildiren durum zarfı / aramalısın --> fiil)
Yer-Yön Zarfları: Fiillerin ve fiilimsilerin yöneldikleri yeri-yönü gösteren sözcüklerdir ve fiilimsilere sorulan "nereye" sorusunun cevabını verirler. Ek almadan kullanılan yer yön zarfları sınırlı sayıdadır. "İçeri, dışarı, aşağı, yukarı, ileri, geri, öte, beri" en sık kullanılan yer yön zarflarıdır ancak dikkat edilmesi gereken şudur ki, bu sözcükler çekim eki almadıkları sürece zarftırlar. Çekim eki alırlarsa isim olurlar.
"İçeri girdi. / Dışarı çık. / Aşağı ineceğim. / Yukarı at."
Miktar Zarfları: Fiilin, fiilimsinin, sıfatın, adlaşmış sıfatın ya da başka bir zarfın anlamını miktar, ölçü bakımından belirten, bu sözcüklere sorulan "ne kadar" sorusunun cevabını veren zarflardır. Etkiledikleri sözcüğü sayı, eşitlik, karşılaştırma, üstünlük, aşırılık, derece gibi anlamlarda da belirtirler. "Az, azıcık, çok, daha çok, çokça, kadar, bu kadar, biraz, oldukça, pek, pek çok, en, en çok, fazla, epeyce, denli".. gibi sözcükler en sık kullanılan miktar zarflarıdır.
"Az konuş. / Çok uyudu. / Biraz bekle."
Not: Miktar zarfları olarak bilinen sözcükler, cümle içinde kazandıkları anlama göre zaman zarfı da belirtebilirler.
"Daha yağmur başlamadı." ( Henüz başlamadı --> zaman zarfı) / "Daha çok şey öğrenmesi lazım." ( Ne kadar çok --> daha çok - miktar zarfı)
Soru Zarfı: Fiilin ya da fiilimsinin nasıllığını, zamanını, sebebini, miktarını soru yoluyla belirten zarflardır. Fiile ya da fiilimsiye sorduğumuz "nasıl, niçin, neden, niye, ne kadar, ne zaman..." gibi soruların cevapları zarf ise veya cevap olarak verilen cümle "çünkü" ile başlıyorsa eğer, sorduğumuz soru bir soru zarfıdır.
"Açık oturum ne zaman başlayacak?" (iki saat sonra başlayacak --> cevap zaman zarfı)
"Niçin hemen uyumuyorsun?" (Çünkü ...)
"Kimse neden burada olanları anlatmıyor?" (Çünkü..)
"Niye her gün yanımda değilsin?" (Çünkü...)
"Beni ne kadar özledin?" (çok özledim --> miktar zarfı)
Not: Zarflar ile sıfatlar birbirlerine çok benzeyen sözcük türleridir. Temelde aynı sorulara cevap verirler ve niteleme ya da belirtme yaparken aynı sözcükleri kullanırlar. Dikkat edilmesi gereken şudur: sıfatlar isimlere, zarflar fiillere aşıktır. Yani, eğer nitelenen ya da belirtilen sözcük isim ise, niteleyen ya da belirten sıfattır. Ancak eğer nitelenen ya da belirtilen fiil ya da fiilimsi ya da bazı durumlarda sıfat ise (ki niteleyene ya da belirtene soru sorduğumuzda, sıfat nitelenmiş bile olsa, cevapta mutlaka bir fiil ya da fiilimsi vardır) niteleyen ya da belirten sözcüğümüz zarftır.
Kafa karışıklığını önlemek için kestirme yolumuz şudur: cümleye soru sorun. "Güzel kız arabayı çok güzel kullanıyordu." (nasıl kız? güzel kız --> niteleme sıfatı / nasıl kullanıyordu? çok güzel kullanıyordu --> miktar zarfı + durum zarfı)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)